Loading
İŞ HAYATINDAKİ İLETİŞİMİ DOĞRU YÖNETMEK İÇİN 9 ÖNERİ   2015-09-12

Profesyonel hayatın kariyer basamaklarında ilerlemenin veya ilerleyememenin en büyük etkeni doğru iletişimdir. İletişim doğrudan başarımızı etkileyen ve hedeflerimize çok daha kısa süre içerisinde varmamızı sağlayan bir faktördür. İş hayatımız doğal olarak birçok ilişkiyi içerir. Yönetici-çalışan; çalışan-yönetici; müşteri- biz; biz-müşteri. Başarı ve performansımız ise bütün bu ilişkilerin iyi yönetilmesine bağlıdır. Kariyerinizdeki ışığınızı, gerek ekibinizin parçası olan çalışanlarınız gerekse yöneticileriniz ve müşterilerinizle olan iletişiminizle yakalayabilirsiniz. Bu sebeple, ister yönetici ister çalışan isterseniz müşteri olun sağlıklı iletişim kurmanın yollarını bulmalısınız.

Şantiyede başlayan ve anlık karar verip “Yazılımcı” ünvanı ile değiştirdiği 30 yıllık kariyer yolculuğunu Türkiye’nin önde gelen firmalarından birinde “Yazılımdan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı” ünvanı ile tamamlayan Bahar Madazlı, iş hayatında başarı ışığını yakalamak isteyenlere ve özellikle gençlere deneyimlerini aktardığı “Yoldan Çekilin Hedefteyim” adlı ilk kitabını kaleme aldı. Kitabında, yönetici, çalışan ve müşteri olarak uzun yıllara dayanan deneyimlerini açık yüreklilikle aktaran Bahar Madazlı, ilişki yönetimi ile ilgili önerilerde bulundu;

 

1- Çalışanlarınızla güçlü ilişki kurmak için onların fikirlerini önemsediğinizi hissettirin.

Çalışanlar, yöneticisinin düşüncelerine ve önerilerine ne kadar çok önem verdiğini hissetmeleri gerekir. Yönetici bir konuyla ilgili düşüncesini kararlı bir şekilde belirtmesi yerine bir öneri olarak sunabilir ise; çalışanlarının önerilerini dikkate alacağının mesajını vermiş olur. Bu durum çalışanlarında aidiyet duygusu yaratmasını sağlar. Böylelikle, çalışanlarında “hata yapabilirim” korkusunu yok ederken; onların güvenini de kazanır.

2- Müşterinizi dinleyin.

Hangi sektörde faaliyet gösterirseniz gösterin değişmeyen bir kural vardır. Sadece müşterinizi dinlemek. Bunu yaparken de sizin ne düşündüğünüzün önemi olmadığına odaklanın. Müşterinizi dinlediğiniz taktirde müşteriniz beklentilerini yaratmanız gereken ürünün veya projenin özelliklerini belirtir. Sadece dinlemekle bile müşterinizi mutlu edebilir hatta işin en zor kısmını atlatmanıza yardımcı olabilirsiniz. Yeter ki müşterinize gerçekten ilgilendiğinizi belli edin. Müşterinin kendisini değerli hissetmesi; işin iyi bir şekilde tamamlayacağınızın güvenini verirsiniz.

3- Müşteri iseniz; talebinizi, isteklerinizi net ve açıkça ortaya koyun.

Kimi zaman sizin müşterileriniz olur kimi zaman da siz müşteri konumunda olursunuz. Müşteri olduğunuz zaman beklentilerinizi ve işin sınırlarını açıkça belirtmelisiniz. Sonuçta birlikte çalıştığınız diğer firmayı, siz yönlendiriyorsunuz. Net bir şekilde taleplerinizi sunmalısınız ki işin sonucunda doğru ürün veya hizmet ortaya çıksın. Böylelikle, siz de zaman ve iş tasarrufu sağlamış olursunuz. 

4- Yönetici olarak kendinize özgü iletişim sisteminizi kurun.

Profesyonel hayatınızın ilk yıllarında iletişimin gücünü öğrenmek için mutlaka bir akıl hocasına ihtiyacınız olur. Bunu çok rahat bulabilirsiniz. Yıllar geçtikçe akıl hocalarından uzaklaşıp; siz yönetici konumuna geldiğinizde ise kendinize has bir iletişim sistemi yakalarsanız. Vermek istediğiniz mesajınızı doğru bir şekilde ifade edebilmek için olayları basite indirgeyerek sunabilirsiniz. En iyi nasıl söyleneceği hususunda fikir yürütebilir. Hatta dikkatinizi yoğunlaştırıp karşınızdaki kişinin verilen mesajı alıp almadığını kontrol edebilirsiniz.

5- İster yönetici ister kariyerin başında biri olun, mutlaka görüntünüze önem verin.

Yapılan araştırma sonuçlarına göre söylediğimiz sözler ile karşımızdakini ancak yüzde 7 oranında ikna edebiliriz. Bu iknada hareketlerimizin oranı yüzde 7, ses tonumuzun oranı yüzde 38’dir. Geri kalan yüzde 55’i ise görüntümüz oluşturur. Yani insanlar ile ilk karşılaşmamızda bize dinleyebilmelerini sağlayan aslında giyimimiz kuşamımızdır. Önce giysilerimizle karşılanır, bilgilerimizle de uğurlanırız.

6- Yaratıcılığı desteklerseniz, bir adım öne geçersiniz.

Çalışma biçiminiz ne kadar sıradanlığı hedeflerse o kadar lider olma şansını yok edersiniz. Yaratıcılık ise sunduğunuz hizmet veya ürünü farklılaştırmanıza ve bir adım öne geçmenizi sağlar. Bunun için çalışanlarınızın yaratıcılığına imkan sağlayacak iletişimin gücünü hep kullanmalıyız. Mutlaka çalışanlarımızı dinlemeliyiz. Bu sebeple çalışanlarınıza fikir sormanız sizi zayıf göstermez; ileri görüşlü bir lider konumunda algılanmanızı sağlar. Yönetici olarak sizin göreviniz çalışanınızı rakip görmektense onların önlerini açarak başarıyı yakalamaktır. Demoralize olduklarında cesaret artırıcı konuşmalar ile onları motive etmek de görevlerinizin en önemlilerindendir.

7- Kararlarınızın arkasında durun ve söz verdiğiniz konuları yerine getirin.

Gerek çalışan gerekse yönetici bir konu için söz verdiyse dediğini mutlaka yerine getirmelidir. İnsanların size güvenmesi iş hayatındaki başarının anahtarıdır. Sözlerinizi yerine getirmeniz imajınızı olumlu bir noktaya taşırken sizinle iş yapmak ve birlikte çalışmak isteyenlerin sayısı artar. Bu da sizin itibarınızı olumlu olarak etkiler.

8- Yönetici, çalışan demeyip çözüm ve uyarına önem verin.

Ekibinizin uyarı ve çözümlerine kulak verirseniz, başarısız olma şansınız azalır. Basit ve sıradan olduğunu düşündüğünüz, gözden kaçırdığınız fikirler, hiç beklenmedik bir zamanda size yardımcı olabilir. Çalışanlarınızla ilgilenmeyi ihmal etmeyin. Fikirlerine değer verin. Belki aradığınız çözümler o derslerin içerisinde gizlidir.

9- Başarının ekip işi olduğunu unutmayın.

Arada tatlı rekabetler olsa bile hedefe birlikte ulaşılacağına inanmalıyız. Geride kaldığımız zamanlarda bile ekip arkadaşlarımızın açığımızı kapatacağını ve arkamızdan yetişeceğin bilmenin rahatlığına sahip olup, işimize odaklanmalıyız.

Dokümanı İndir